ترجمه "bad" به فارسی
باد ترجمه "bad" به فارسی است.
-
باد
noun(Fars. bād) Rüzgâr, yel, hava: Bâd ile bülbül ile müjde-i vuslat geliyor (Cenap Şahâbeddin). Esme ey bâd esme cânan uykuda (Fâruk N. Çamlıbel). ѻ Bâd-ı berin: Tan vakti esen yel, sabah rüzgârı. Bâd-ı bürûdet: mec. Kibir, benlik: Kahr eylediler bâd-ı bürûdetle cihânı / Bakmaz mı bu câh ehli aceb Âd u Semûd’a (Nedim). Bâd-ı havâ: Karşılıksız, parasız, meccânen, bedâva: Nâdân-ı rûzgârem edersem eğer kabûl / Versen cihânı bâd-ı havâ ey felek bana (Yenişehirli Avnî). Fakat bundan sonra bâd-ı havâ da gitse eski arabaya binmeye tövbeler olsun (Hüseyin R. Gürpınar). Bâd-ı sabâ: Serin ve tatlı esen bahar rüzgârı: Bâd-ı sabâ selâm eyle o yâre / Pek göresim geldi illerimizi / Gönül arzu çeker amma ne çâre / N’ideyim tutan var yollarımızı (Karacaoğlan – Ö.T.S.). Bâd-ı sabâ efendime gidersen / O güneş yüzlüye var selâm eyle (Gevherî). Ricâm budur senden ey bâd-ı sabâ / Emrah geldi diye bir haber eyle (Erzurumlu Emrah – Ö.T.S.). Bâd-ı sarsar: Şiddetli rüzgâr, fırtına: Ne bâd-ı sarsar âh ve ne cüz’î hâk-i beden (Hüseyin C. Yalçın). Bâd-ı semum: Sam yeli: İsâbet-i bâd-ı semumdan vâreste ezhar ve esmâr-ı gûnâgûn ile âreste (Yusuf Kâmil Paşa). Bâd-ı vezan: Esen yel: Mânend-i bâd-ı vezan düşe dura ve misâl-i âb-ı revan yüz süre süre ol şehr-i meşhûra ve belde-i mezkûra dâhil oldum (Latîfî Tezkiresi). Bir yere direng etse şitâb üzre giderken / Nisbetle ona kûh-i giran bâd-ı vezandır (Nef’î).
Bu nedenle Alp Dağları’ndaki bir vadide bulunan Bad Hofgastein kentine taşındım.
از این رو، به شهر باد هوفگاشتاین نقلمکان کردم که در دامنهٔ کوههای آلپ قرار دارد.
-
ترجمههای ایجاد شده الگوریتمی را نشان دهید
ترجمه خودکار " bad " به فارسی
-
Glosbe Translate
-
Google Translate