ترجمه "perde1" به فارسی
پرده ترجمه "perde1" به فارسی است.
-
پرده
noun(Fars. perde) [Kelime Türkçe’den Bulgarca ve Sırpça’ya da geçmiştir] 1. Bir yerin dışarıdan görünmesini önlemek, ışığı engellemek veya iki yeri birbirinden ayırmak için gerilen kumaş, naylon vb.: Pencerenin perdesi kapalı (Ahmed Midhat Efendi). Üç dört cins bez ve muşambadan perdeleri biribirine bir türlü kavuşamayan arabaların içi soğuk (Rûşen E. Ünaydın). 2. Üzerine görüntülerin yansıtıldığı gerilmiş kumaş veya şeffaf olmayan yüzey: Her ne ise... Ben çocukluğumdan beri bu oyuna karşı derin bir incizap duyarım. Perdede Karagöz’le Hacivat’ın gölgelerini gördükçe rûhum gençleşir (Selim N. Gerçek). Sinemada ön sırada bir hanım perdeye bakacak yerde biteviye arkasına dönüp bakıyor (Burhan Felek). 3. Yüze örtülen örtü, peçe, nikap [Eskimiştir]: Yüzünden perdeyi kaldırdı (Şemseddin Sâmi). 4. mec. Bir şeyin doğrudan doğruya görülmesini, duyulmasını önleyen şey, engel, mâni: Âşıkın âhına olur mu perde (Erzurumlu Emrah). Ha işte, romanın esrar perdeleri birer birer açılmaya başladı (Ahmed Midhat Efendi). Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan (Yahyâ Kemal). 5. mec. Utanma duygusu, ar, hayâ [Daha çok deyimlerde ortaya çıkar]: “Perdesi yırtık.” Ey habâb-ı eşk nâ-yâb et ten-i uryânımı / Kim bu rüsvâ perdemi çâk etti sırrım kıldı fâş (Fuzûlî). Artık köy içinde dinlenir sözüm / Yırtıldı perdesi utanmaz yüzüm (Âşık Zülâlî’den). 6. mus. Sesin tizlik ve peslik derecesi: Hüseyin Bahâ Efendi’yi (...) sermuharrir Ali Şekib’in parmaklarıyle hemâheng olarak pest perdeden okuduğu bir şarkının ninnisiyle uyumaya hazırlanmış görünce şaşırdı (Hâlit Z. Uşaklıgil). Âhenginde rikkatler, vakarlı perdeler dalgalanan sıcak, yumuşak sesi benim kendi bağrımdan kopuyor sandım (Safiye Erol).
-
ترجمههای ایجاد شده الگوریتمی را نشان دهید
ترجمه خودکار " perde1 " به فارسی
-
Glosbe Translate
-
Google Translate